II.Murat,ölmeden önce Edirne’de bugünkü Sarayiçi’nde gezmeye çıkmıştı.Dolaştıktan sonra saraya dönönüyorlardı.Yanında Sarıca Paşa ile İshak Paşa vardı.Sultan II.Murat,Meriç nehri üzerindeki bir köprüden geçerken,bir devrişe rastladı.Devriş sultanı tanımış ve şöyle demişti: -”Hey Sultan Murat Han,ölümün yaklaştı tövbe et”.Derviş yoluna devam ederken Padişah yanında bulunan Sarıca Paşaya: –”Paşa,sen şahit ol,ben günahlarımdan tövbe ettim” dedi ve İshak Paşa’ya dönerek: —”Bu derviş kimdir,bilirmisin?” diye sorduğun..
Yavuz Sultan Selim’in saltanatından itibaren Rumeli’nin fethedilmesinde önemli katkıları bulunan akıncı beylerinden Yahyapaşazade Koca Bali Bey(?-1543),1521 yılında Bosna Bey’i olarak,Kanuni’nin Belgrad seferine katıldı. Belgrat’ın fethinden sonra Semendire ve Belgrad sancakbeyliklerinde bulundu.1526 yılında Macarlarla yapılan Mohaç Savaşında yaptığı başarılı çevirme harekatıyla,Osmanlıların kazandığı zaferde önemli rol oynadı.1541 yılında Budinbeylerbeyliğine atandı. Gazi Bali Bey,sancakbeyliği alameti olarak ke..
Şeytan İbrahim Paşa(?-1685),Osmanlı maliyesinde yetişti.Çok zeki ve atak olduğu için ‘şeytan’ lakabıyla anıldı.1656 yılında Başdefterdarlığa getirildi.Vezir ünvanıyla Mısır valiliğine atandı.Diyarbakır ve Şam valilikleri yaptı.1673 yılında Kandiye muhafızlığına getirildi. Kırım Han’ı Selim Giray’la Cehrin Kalesi’ni kuşattı.Kaleyi alamadığından görevden alındı(1677).HalepBeylerbeyi olarak II.Viyana Kusatmasına katıldı.Viyana bozgunundan sonra Budin’i savunurken şehit olan Kara Mehmet Paşa’nın yerine Budin muhafızlı..
Akdeniz’de korsanlık yaparken,1532 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından İstanbul’a davet edilen Hızır Reis,1533 yılında İstanbul’a geldi.Avrupalı’ların Barboros adını verdiği Hızır Reis’eKanuni,Hayreddin adını vererek Cezayir Beylerbeyliği’ne ve Kaptan-ı Derya’lığa getirdi. Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu’nun,Fransa’ya tehditlerinin artması üzerine I.Fransuva,İstanbul’a Dük Dankiyen’i göndererek Osmanlı’lardan yardım talep etti.Kanuni Sultan Sülayman bu talep üzerine Kaptanıderya Barboros Hayreddin Paşa komu..
Zengin ve çeşitli içeriğe sahip olan Osmanlı da kullanılan silahları dört ana bölüme ayrılır. Bunlar: Vurucu silahlar (eslah-i darbe), Delici silahlar (eslah-i nafize), Kesici silahlar (eslah-i cariha), Atıcı silahlar (eslah-i ramiye) diye adlandırılır. Bıçak kılıcın esas kesici görevini yerine getiren en önemli bölümüdür. Uzunluğu ve genişliği üzerinde standart ölçüleri olmayan namlu Osmanlı kılıçlarında form olarak özellik gösterir ve Avrupa kılıçlarından bu özelliği itibari ile ayrılır. Osmanlı..
Anadolu Türklüğünü yeniden birliğe kavuşturan, yayılmasını ve güçlenmesini sağlayan Osmanlıların ortaya çıkışı meselesi, Batı Anadolu’nun uc bölgesinde yeni bir Türkiye’nin doğuşu ile sıkı sıkıya bağlıdır. Osmanlı hânedanının mensup bulunduğu, Oğuzların sağ kolu olan Günhan kolunun Kayı boyu, dokuzuncu yüzyıldan itibaren, Selçuklularla beraber Ceyhun nehrini geçerek İran’a geldi. Rivayetlere göre, Horasan’da Merv ve Mahan tarafına yerleşen Kayılar, Moğolların tecavüzleri üzerine, yerlerini bırakarak Azerbaycan’a ve..
Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim Han ile İran Şahı İsmail arasında 23 Ağustos 1514’te Çaldıran Ovasında yapılan tarihin en büyük meydan muharebelerinden biri. Akkoyunlu Devleti’ni ortadan kaldıran Âzerbaycan Irak-ı Arab ve İran’ı ele geçirerek Ceyhun Nehrine kadar hududunu genişleten Şah İsmail 1510’da doğudaki Sünnî Özbekler’i de yendikten sonra Anadolu’ya yöneldi. Gönderdiği dâî(Safevi dervişi) ve halifeleri vasıtasıyla yaptığı propagandalarda Osmanlı hudutları içindeki Şiîleri kendisine bağlamaya fırsat bu..
Çanakkale Savaşları’nda, Fransız kuvvetlerine komuta eden General Guro, savaş sırasında bir kolu ile bir bacağının bir kısmını, savaş sırasında bırakarak yurduna dönmüş. Daha sonra anlattığı bir savaş hatırasında şöyle diyor: Fransızlar, Türkler gibi mert bir milletle savaştıkları için çocuklarınızla daima iftihar edebilirsiniz. Hiç unutmam. Biraz evvel doğa çevremizde en nefis güzellikteydi. Su çiçekleri, leylaklar, Peygamber çiçekleri, papatyalar bir gökkuşağı âlemi oluşturuyorlardı. Şimdi, savaş sahasında dövü..
“Fermanlar, Osmanlıların tarihinin diplomatik, ekonomik, dinî, askerî ve daha birçok sosyal yönlerini kapsayan önemli bir bilgi kaynağı oluşturmaktadır. Elbette ki Osmanlı toplumunda fermanlara verilen önem, bu belgelerin sanat değerleriyle de kendini göstermekteydi.” Ferman, Farsça’daki buyurmak, emretmek mastarından türetilmiştir. Sözlükte ise emir, emirnâme, buyruk, hükümdar alâmeti gibi anlamları vardır. Bir tarih terimi olarak ise; yapılması gereken bir iş, ifâ edilmesi gereken bir görev için hükümdar taraf..